Ben onu kalbimde büyüttüm

6 yıl önce biyolojik anne baba olamayacağımızı öğrendikten sonra, evlat edinmeye karar verdik. Baturalp ismini verdiğimiz oğlumuzu doğar doğmaz kucağımıza aldık. Yeni düzenimize alışmaya çalışırken oğlumuz rahatsızlandı, daha 20 günlüktü. Hastanede menenjit teşhisi kondu. Durumu o kadar ağırdı ki neredeyse hiç umut vermediler. Şimdi 6 yaşında, hayata var gücüyle tutundu. Ancak bedenini hiç bir şekilde kullanamıyor, konuşmuyor, gülmüyor ve en ağırı hiç bir isteğini dile getiremiyor. Baturalp’a karşı eşimin de benim de sonsuz bir sevgimiz var. Biyolojik ailesinin istemediği bir çocuk olarak dünyaya gelmesi bir yana, bir yandan da minicik bedeniyle bu ağır hastalığı ile mücadele ediyor.

Oğlumu karnımda büyütmemiş olabilirim ancak ben o'nu kalbimde büyüttüm. Ne uykusuz geceler, ne zor tedavi süreçleri, ne maddi ne manevi çabalar bana da eşime de bir an dahi yük gelmedi. Çevremizdeki insanlar bizim oğlumuz için büyük bir şans olduğumuzu dile getirirler sık sık, ancak o bizim şansımız.

Türkiye şartlarında engelli olmak ne demekmiş yaşaya yaşaya öğrendik. Yüzme bilmeden denize düşmüş gibi, çırpınarak bir yola girebildik. Fizik tedavi uzmanımız, ailelere yol gösterir misiniz diye bir teklifte bulundu. Seve seve elimden geldiğince destek olacağım, tecrübelerimi paylaşacağım.

Eskişehir engelliler için iyi işler yapılan bir şehir. Oğlumuz 4 yaşındayken fiziksel şartlarına rağmen anaokuluna yazıldı. Arkadaşları hiç yadırgamadılar, çok sevdiler. Sene sonunda öğretmeni, fotoğraflarından oluşan bir klip hazırlamıştı, Baturalp ile ilgili yaşadığım en mutlu gündü.

Herkesin evladı ile ilgili umutları, hayalleri vardır. Benim tek bir hayalim var. Uzak ya da yakın ama bir gün, bir kez dahi olsa bana ‘anne’ diye seslenmesi...

Sema Çebi, Anne
Eskişehir, 7 Temmuz 2018

Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.

Bu fotoğraf ve hikayesi insanhikayeleri.com.tr’ye aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.

 

Melek Alpaslan2 Hikaye

Beni takip edin:

Eskişehir doğumluyum. Marmara Ünv.Fen Edb. Fak. Tarih bölümünden mezunum ve İstanbul’da yaşıyorum.

Uluslararası bir firmada uzun yıllar çalıştıktan sonra artık kendi seçtiğim zamanlarda sevdiğim işlerle uğraşmayı tercih ediyorum.

Uzun zamandır var olan fotoğraf çekme arzum 2016 yılında dahil olduğum Benİstanbul Fotoğraf Kulübü ile oldukça hız kazandı. Eğitimler, Projeler, Fotoğraf Kupaları, Sergiler ile keyifli bir grup arkadaşlığı ve çalışmanın içinde olmaktan çok memnunum. Fotoğraf çekmek benim için bir çeşit meditasyon. Anları belgelerken dünya üstünde düşündüğüm başka tek bir konu yoktur. Elim gözüm izin verdiği sürece bu uğraşımdan vazgeçmem mümkün değil.

16 Yorum

  • Saliha ozkan

    11 Temmuz 2018

    Emeğine sağlık canım benim başarıların daim olsun

  • Çigdem Gürsoy

    11 Temmuz 2018

    Gönlü kocaman, yüreği çok güzel bir insanla bizleri bulusturdugun için sana yaşadıklarıni paylaştığı için batuhan ve annesine cok teşekkürler

  • Önder Dinçer

    11 Temmuz 2018

    Muhteşem ,emeğine sağlık .

  • Sema Çebi

    11 Temmuz 2018

    Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.Ben oğlumu karnimda değil kabimde büyüttüm.O benim cennet kuşum, kanatsız meleğim, iyi ki hayatım da var!

  • Nursen Bilgin Kadayıfçıoğlu

    11 Temmuz 2018

    Kocaman yürekli bir kadın , bir kez daha “sevgi emektir” diyor bizlere nefis hikayesiyle. Ve fotoğrafın sevgili Melek, hiçbir söze gerek kalmayacak denli güzel aktarıyor bu duyguyu hepimize. Emeklerine sağlık...

3/4

Yorum Yap