Müzik ruhun gıdasıdır.

Dört yaşındayken, babamın çaldığı plaklarda duyduğum davul ritimlerini taklit etmeye çalşarak tahta kaşıklarla vurmayı sevdiğim, bir çift uzun, yuvarlak yastığım vardı. 6 veya 7 yaşındayken radyoda Rush’ın “Tom Sawyer” adlı şarkısını dinledim ve hayatım sonsuza kadar değişti. Daha önce öylesi bir davul duymamıştım ve o anda davulcu olmak istediğimi anladım. Ailem beni desteklediği için şanslıydım. Bana küçük bir davul seti aldılar ve dersler almaya başladım.

30 yıl davul çaldıktan sonra, 2012’de eski arkadaşım Barry Brostom’dan bir telefon aldım. Kendisi Ritchie Blackmore için çalıyordu ve birkaç hafta içinde bir Avrupa turuna çıkacaklardı. Son anda oluşan aksaklıklar nedeniyle davulcuları yoktu. Blackmore’s Night’ın iki parçasını çaldığım, evimin bodrum katında kaydettiğim ilk videomu derhal YouTube’a yükledim. İki gün sonra, Barry ile birlikte New York Long Island’a doğru yola çıktık. Burada Ritchie ile tanıştım ve prova yaptık. Ve bundan üç hafta sonra, kafamda dönüp duran 40’tan fazla şarkıyla birlikte Almanya’ya giden bir uçaktaydım. Bu çok zorlu bir sınavdı.

Yolda olmanın heyecanı ve canlı müzik yapmak hayatımın en büyük keyifleri. Seyahat etmeyi ve yeni insanlarla tanışmayı seviyorum. Seyirci ile müzisyenler arasında enerji alışverişi yaratan bir ilişki olduğunu anladım. Bazı geceler bunun her iki taraf üzerinde görünür biçimde olumlu bir etkisi oluyor. Hatta bazen spiritüel bir haz bile yaşatıyor.

Kısacası, müzik ruhun gıdasıdır.

David Keith (Ritchie Blackmore's Rainbow adlı müzik grubunun davulcusu.)
Ludwisburg, Almanya 06 Ekim 2018

Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.

Bu fotoğraf ve hikayesi insanhikayeleri.com.tr’ye aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.

İlk yorumu sen yap

Yorum Yap