Harika Topaloğlu Yücel

  • Harika Topaloğlu Yücel6 Hikaye


    Beni takip edin:

Babamı yıllarca göremedim

Hikayem 1. Dünya Savaşı'yla başlıyor. Büyükbabam İngiltere'de doktorluk yaparken biraz da macera arayışıyla buraya taşınıyor. Birinci Dünya Savaşı çıktığı zaman karısına savaşa gideceğini, eğer gitmezse çocuklarının yüzüne bakamayacağını ve kendisini asla affetmeyeceğini söylüyor. Bu şekilde orduya katılıyor, dağıtım için Kahire'ye gönderiliyor fakat orada hastalanıyor, iki hafta sonra, babaannem beşinci çocuklarına hamileyken ölüyor. Bu babaannem ve tüm ailemiz için çok üzücü bir hikaye. Kocası geri gelmiyor, en küçük çocuğunu hiç göremiyor. Büyükbabam çok iyi bir insan olmasının yanı sıra Yeni Zellanda'nın ilk cerrahı olması dolayısıyla zamanında buralarda bayağı ünlüydü.

Babam, annem bana hamileyken savaşa gittiğinden dolayı onu 3,5 yaşına kadar göremedim. Annem, ben ve iki ablamla beraber kız kızaydık. Savaştan sonra ailemize küçük erkek kardeşimin katılmasıyla annem ve babam mutluluktan havaya uçtular. 

Hayatımın büyük bir kısmında burada yaşadım. Evlendim, üç oğlum var. En büyükleri burada doktorluk yapıyor. Ortanca Avustralya'da işadamı. En küçükleri ise Tokyo, Japonya'da banker olarak çalışıyor. Tam dokuz tane çok tatlı torunumuz var. 

Kocam vefat etti. Çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Mükemmel bir eşim, iki ablam ve erkek kardeşimle beraber sevgi dolu bir ailem oldu. Bütün dünyayı dolaştım. İstanbul'a iki kere gittim, camilere ve boğaza bayıldım. 

Ben de bir gezginim, ülkemi ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederim. 

Sally
Auckland, Yeni Zellanda, 24 Ekim 2018

Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.

Bu fotoğraf ve hikayesi "İnsan Hikayeleri Projesi" fotoğrafçılarına aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.

Devamı
Ya şimdi ya asla
Bartin

Ya şimdi ya asla

Merhaba, benim adım Viktorija. 27 yaşındayım. Litvanyalıyım, iki senedir Avustralya’da yaşıyorum.

Avustralya'ya 25 yaşında geldim. Buraya gelmeden bir sene kadar önce, Litvanya'da tanıştığım bir Türk gencine aşık oldum ve onunla beraber Türkiye'ye geldim. Bir sene kadar İstanbul'da yaşadım. İstanbul ve Türkiye'yi çok sevdim. Orada birçok arkadaş edindim, bu sayede biraz Türkçe de öğrendim fakat bir müddet sonra erkek arkadaşımla anlaşamadık ve ayrıldık.

Bunun üzerine tekrar ülkeme döndüm ve çalışmaya başladım. Avustralya hiç aklımda yokken, bir arkadaşımın beraber gitme teklifi üzerine 1 hafta içinde işlemlerimizi tamamlayıp, bizi nelerin beklediğini bilmeksizin Avustralya'ya geldik.

Evrak işlemlerimizi yapan acentedeki görevli, Avustralya’nın çok güzel olduğunu, kolay iş bulacağımızı maaşların çok iyi olduğunu ve orada mutlu olacağımızı söylemişti ama başlangıç hiç de öyle olmadı.

İlk başlarda çok bocaladım, ne yapacağımı bilmiyordum. Kaybolmuş gibiydim fakat yıllardır seyahat etmenin bana verdiği güçle kendimi toparladım. Geçimimi sağlamak için garsonluk yapıyorum. Mücevher tasarımcılığına her zaman ilgi duymuştum burada bu yönümü geliştirip, kendi tasarladığım takıları internetten satmaya başladım. Bunların yanı sıra dans dersleri de alıyorum.

Litvanya gibi küçük bir ülkeden bu kadar kozmopolit bir ülkeye taşınmak beni ve vizyonumu çok geliştirdi adeta beynimdeki kapalı pencereleri açtı. İstanbul da çok büyük bir şehirdi fakat buradaki insan çeşitliliği yoktu. Kendi ülkemde kalsaydım bir tek Avrupa kültürünü tanıyabilecekken, burada birçok milletten ve kültürden insanlarla bir arada yaşamak bana hem çok heyecan veren hem de mutlu eden bir durum oldu. 

Hayat görüşümü tek özetlemem gerekseydi bu cümle; "Ya şimdi, ya asla." olurdu.

Viktorija Bockute
Sidney, Avustralya, 9 Ekim 2018

Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.

Bu fotoğraf ve hikayesi "İnsan Hikayeleri Projesi" fotoğrafçılarına aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.

Devamı
Bizler sizden farklı değiliz

1986'da Bora Bora'da doğdum. Fara ismini kullanıyorum. Çok küçük yaşlardan beri transseksüelim. Bu durum ailem, arkadaşlarım ve çevrem için hiç bir şekilde sorun olmadı. Kendimi hiç bir zaman farklı hissetmedim. 

Dansçı olarak turizm sektöründe çalışıyorum. Otellerde sahneye çıkıyorum. İyi bir yaşantım var. Burada çok mutluyum ve başka hiç bir yerde yaşamak istemiyorum. 

Bora'da herkes transseksüelleri kabul ediyor ve saygı duyuyor. Tüm dünyada da bu şekilde olmasını diliyorum. Fransız Polinezyası'nda yaşayan tüm transseksüellerin dünyaya sesi olmak istedim.

Andrea Vanessa
Bora Bora, Fransız Polinezyası, 17 Ekim 2018

Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.

Bu fotoğraf ve hikayesi "İnsan Hikayeleri Projesi" fotoğrafçılarına aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.

Devamı
Mücadeleyi seçtim ama hiç kolay olmadı.

1972 yılının Mart ayında doğdum. İki kardeşiz, babam hekim, annem ev hanımı. İkisi de Çerkez, ben de bu gelenek ve terbiye ile büyüdüm. Okul sonrası çalışma hayatım başladı. Bir süre sonra HSBC bankasına geçtim. Eşimle de orada tanıştık.

2003 yılında, ikinci oğluma 9 aylık hamileyken, çalıştığım bankaya bombalı saldırı düzenlendi. Çok kötü, acı, üzücü ve travmatik bir durumdu. O patlamanın etkisiyle mi bilmiyorum, iki gün sonra oğlum Yağız doğdu.

Başlarda herşey gayet iyiydi. Sonra bir gün Yağız'ın bir oyuncağının üstünden defalarca atladığını gördüm, bıraksam sonsuza kadar atlayacak gibiydi. 16 aylıktan itibaren doktor doktor dolaşmaya başladık. Gittiğimiz doktorlar teşhis koyamıyorlardı. Sonunda, bugüne kadar da doktorumuz olan Yankı Yazgan'a gittik. Dördüncü seansın sonunda bana "Naz’cığım çok derin bir nefes al o kadar derin bir nefes al ki biz okyanusun dibine ineceğiz senin de ayağın yere vuracak, maalesef atipik otistik" dedi. Atipik otistiklerin canları istediği zaman normale döndüklerini daha sonra ise kendilerini geri çektiklerini, bizim onu normale geldiği zaman orada ne kadar uzun tutabilirsek zamanla öbür tarafa dönmeyi bırakabileceğini ama bu sürecin çok uzun olacağını, bir gün muhteşemken ertesi gün çok kötü olabileceğini söyledi.

Dibe vurmak ile oğluma elimden geldiğince yardım etmeye çalışmak arasında seçim yapmam gerekiyordu.

Mücadeleyi seçtim ama hiç kolay olmadı. Restoranlardan mı kovulmadık, otellerden mi atılmadık. İnsanlar anlamıyorlardı. Bize, paranızı geri verelim gidin dedikleri çok oldu. Gönderdiğimiz normal okullardan da kovulduk. En zor zamanımdı, düzgün beslenme alışkanlığını kazanması için içim kan ağlayarak üç gün aç bıraktım.

Bütün bunların sonunda, bugün Yağız kendi işlerini halledebilen, yüzme yarışmalarında madalya alan, iletişimi müthiş gelişmiş (hala gidecek yolumuz var), etrafında olan bitenin farkında olan bir delikanlı oldu. Şimdi 16 yaşına girecek, en büyük hedefi ise gitar çalmak.

Naz Erkıralp 

Bodrum, Muğla, 25 Temmuz 2018

Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.

Bu fotoğraf ve hikayesi "İnsan Hikayeleri Projesi" fotoğrafçılarına aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.

Devamı
Hayattan en çok istediğim şey ailemin mutlu olması

1996 senesinde Bora Bora'da doğdum. Kalabalık bir ailem var. Çocukluğum ve okul yaşantım çok mutlu geçti. Çalışma hayatım başlayana kadar ailemle yaşadım. Şu an bu gördüğünüz evde bir kız arkadaşımla beraber yaşıyorum. Doğduğum yeri, Bora’yı çok seviyorum ve dünyanın başka bir yerinde olmak istemiyorum. Turizm sektöründe çalışıyorum, otellerde yerel dans gösterileri yapan bir grubun üyesiyim. Müzik ve dans en büyük tutkularım.

Hayattan en çok istediğim şey ailemin mutlu olması.

Daha çok gencim ve hayatın günü gününe yaşanması gerektiğine inanıyorum. Öyle yapıyorum, yapmaya da devam edeceğim.

Raita Timiona
Bora Bora adası, Fransız Polinezyası, 17 Ekim 2018

Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.

Bu fotoğraf ve hikayesi "İnsan Hikayeleri Projesi" fotoğrafçılarına aittir. >Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.

Devamı
Çocuklarımı okula uçakla götürüp getirdim.

1927 yılında Paris’te doğdum. Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun oldum. Paraşütçü asker olarak orduda görev alıp Afrika’ya gittim. Kırk sene Afrika’da yaşadım. Orada kabinedeki bir bakanın yakın koruması olarak görev yaptım. Hem asker hem de sivil olarak maceralı bir hayat yaşadım. En büyük tutkum avcılık, özellikle de denizaltı avcılığıydı. 39 metreye kadar dalabiliyordum. Denizaltı avcılığının yanı sıra fil de avladım.

Fransız Polinezyası’na görevli olarak geldim ve burayı çok beğenip yerleşme kararı aldım. Sonrasında evlendim, iki çocuğumuz oldu. Karım burada yaşamak istemediği için beni terk etti. 1975 senesinde şu an yaşadığım Morea'daki bu yeri satın aldım. O günlerde hayatımı ressam ve heykeltıraş olarak kazanıyordum. Takı tasarımcısı olarak çalışan harika bir kadınla tanıştım ve evlendik. Çocuklar bizimle beraber yaşadığı ve Morea’da okul olmadığı için karımın ısrarı ile bir uçak aldım ve  10 sene boyunca her gün çocuklarımı Morea’dan Papete’deki okula uçakla götürüp getirdim. 

Şanslı bir adamım, hayatta arzu ettiğim her şeyi yapabildim. Mesela bir tablom Fransa’da yapılan bir sanat yarışmasında ödül aldı ve Louvre'de sergilendi. 

Hayatımda pişman olduğum tek şey avcılıktı. Filleri öldürdüm oysa filler çok zeki ve harika hayvanlar, onları öldürdüğüm için çok pişmanım bugün olsa böyle bir şeyi asla yapmazdım.

Afrika benim için her anlamda özgürlük demekti, orada büyük bir güç ve otorite sahibiydim. Her istediğimi, istediğim zaman yapabiliyordum. Fransız Polinezyası’nda o gücüm ve otoritem olmadı ama yine de burası çok güzel bir ülke ve buradaki yaşantımdan da çok mutlu oldum.

Allen Kerebel
Moorea Adası, Fransız Polinezyası, 21 Ekim2018

Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.

Bu fotoğraf ve hikayesi insanhikayeleri.com.tr’ye aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.

Devamı