Tam 50 yıldır mikrofona ve dinleyicilerime aşığım. Sabah yataktan kalkma nedenim müzik sesi duymak ve hemen mikrofon başına koşmak.
9 yaşındayken TRT İzmir Radyosu Çocuk Saati programında başlamıştım radyoculuğa. Ses ile duyguları, olayları anlatmak büyülü bir olay. Görmediğiniz kişilere sesinizle duygularınızı ulaştırabiliyorsunuz. Onların hayal dünyasında yaşıyorsunuz. Bazen bitkilerin dünyasında maydanoz olup faydalı yönlerini anlattım. Ya da sesimi titreterek yaşlı cadı olup elma verdim prensese. Mikrofonda tiyatro, arkası yarın gibi büyüklerin heyecanla dinlediği yayınlarda sesim farklı renklerde ve rollerde 10 yıl boyunca dinleyicilere ulaştı.
1989’dan beri çok sevdiğim Kuşadası’nda yaşıyorum. 1992’den bugüne dek Kuşadası 105 FM de haftada üç gün konuklarımla canlı yayında kültür sanat etkinliklerini anlatıyorum. Sesimin her yere gittiğini bilmek coşku veriyor, beni hayata bağlıyor. Eşim 1999’da vefat etti, ben daha çok sarıldım mikrofonuma.
10 yıldır Kuşadası yerel tarih dergisinde evlerden taşan öyküleri yazıyorum sonra da radyoda seslendiriyorum. Herkesin sesi ve sözü olarak “Yaşamın Renkleri” programımla yerelden evrene uzanmak keyif veriyor. Genç Mikrofon yarışmasında sahneye ilk kez çıkan sesler, spor ve teknolojik başarılarını anlatmak için radyoya davet ettiğim çocuklar, geçmiş zaman anılarına özlem duyan mahalledeki komşularım seslerini mikrofonumla duyurduklarımdan sadece bazıları.
Yaşam sevincimi çoğaltmaya devam ederken, sesim ve mikrofonum ile bunu paylaşmak en büyük servetim.
Belma Bircil Özgün, Radyocu
Kuşadası, 01 Mayıs 2018
Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.
Bu fotoğraf ve hikayesi insanhikayeleri.com.tr’ye aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.