1944’te İstanbul, Balat’ta doğdum. Yedi göbek İstanbulluyum. Büyükbabamın ismini verdiler bana doğduğumda; Salamon. Askere gittiğim zaman bir çocuk dedi ki; "Şu ismini değiştirsene.", "Ne olsun?" Düşündük, taşındık Selim dedik.
Anneme çekmişim, çocukluğumdan beri her zaman verici bir insan oldum. O da benim gibi tanımadığı kişilere bile yardıma koşan biriydi. Yardım ettiğimde adeta uçuyorum. Yardımın makbul olanı karşı tarafa hissettirmeden yapılanı diye düşünüyorum. Varidatımın daha yeşermeye başladığı zamanlar, 40’lı yaşlarımda, bayramlarda zarflara para koyup herhangi bir adama verirdim. "Kime istersen dağıt." derdim, o beni tanımıyor, ben onu tanımıyorum ama adamı da takip ederdim nerelere veriyor diye. İnsanlara yardımımın dokunduğunu görmek beni inanılmaz mutlu eder ve rahatlatır her zaman.
Annemin bize çok güzel öğretileri vardı. Balat’ta oturduğumuz zaman özel ders verirdim ve bu parayla kendimi geçindirirdim. Babamdan 1 kuruş para almazdım. Annem Beyoğlu’na, Bankalar Caddesi’ne sinemaya giderken para verirdi bana. "Cebimde para var." derdim. "Olsun, al oğlum. Ya bir bardak kırarsan onun parasını nasıl ödeyeceksin? Bu para sende kalsın, harcama. Geldiğin zaman bana iade edersin." derdi. Bu büyük bir şey. Ne kazandırdı bana? Güven duygusu ve hayat tecrübesi. Arkanda sırtını dayadığın, seni senden daha çok düşünen bir kadın var. Bu, benim için çok önemliydi.
11 yaşımdayken babamın dükkanına, ona yardıma giderdim. Pazar günleri Bakırköy’de pazar kurulurdu. Orada giysi de satılırdı. "Baba" derdim, "Sen bana bahşiş çıkarmaya çalışma. Bana 5 tane pantolon ver, götürüp bunları pazarda satayım, tanesinden de 1 lira kazanayım." Çocuk olduğum ve kaliteli bir şey sattığım için insanlar bana ayrı bir ilgi gösterirdi. Zaten aldığım fiyatın üstüne sadece 1 lira kar koyduğum için malım çabuk satılırdı. 5 pantolonu bitiriyordum, geliyordum, hadi 3 pantolon daha. Yani iyi para kazanırdım. Demek ki ticaretin bir tarafı doğru yöntemle yola çıkmak, diğer tarafı ise çalışmak. Çalışacaksın, kafanı da çalıştıracaksın ve kazanacaksın.
Selim Namer
İstanbul, 10 Temmuz 2018
Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.
Bu fotoğraf ve hikayesi "İnsan Hikayeleri Projesi" fotoğrafçılarına aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.
İlk yorumu sen yap