Nur Ünlü

  • Nur Ünlü2 Hikaye


    Beni takip edin:

Her şeye rağmen

Her şeye rağmen

Küçük bir ege kasabasında, bir göz odacıkta, yoksulluğun göbeğinde dünyaya gelip, yeni yürümeye başlarken çocuk felcine yakalanma, yüzünü hiç hatırlamadığım “anne”nin sevdiği adamla bizi terk etmesi, erkek kardeşim ve yaşlı babamla kala kalışımız… 

Daha altı yaşında, üvey anne zulmüne katlanmayı halledememişken babamın uzak şehirlerden birinde beni hastaneye bırakıp kaçmasıyla geçen koca bir yıl! Korkular geliştirip altımı ıslattığım, ıslattıkça bakıcılardan dayak yediğim kimsesiz zamanlar…

Bunlar benim temelim; beni ben yapan geçmişim! Direnmeyi, sevmeyi, kendime inanıp, dayanmayı böyle öğrendim ben. Kötü kader diyerek edilgenliği seçmedim, hep reddettim kadere suç atmayı!

Ankara Hacettepe Üniversitesinde sosyoloji eğitimi aldım, Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı bünyesinde on yıl çalıştım. Bir film yönetmeni ile tanışıp evlendim, sinema sektörü için öyküler, senaryolar yazdım. Kasabamı ve insanlarımızı yaptığımız filmlere kattım. 

On altı yıllık evliliğimiz bitince artık kızımla baş başaydım. Yayınevlerinde redaktörlük yaptım. Girişimcilik denemelerim oldu. Özel bir üniversitede çalıştım. Kızımı okuttum, şimdi onun mutlu bir ailesi var. Torunumu birlikte büyütüyoruz.

Yazmayı, okumayı, sinemayı, fotoğraf çekmeyi, resim, gözlem yapmayı, kendimi keşfetmeyi, kendime yatırım yapıp içimin bozulmuş yanlarını onarmayı, her şeye karşın, sevmeyi ve iyimserliğimi korumayı değerli buluyorum. 

Yalın, sade küçük bir hayat. Yargılamadan, kendi doğrularını dayatmadan, merak eden, soru soran, düşünen, incelikleri olan bir insan olarak yaşamayı seçtim. Tüketim çılgınlığına, yüzeysel olma dürtüsüne, hayatın çılgınca hızına kapılmamaya gayret ediyorum.

"Her şeye rağmen" güzel bir hayatım var, içim bağ, bahçe, bahar...

Pakize İşcan 
Selimiye, İstanbul, 11 Mart 2019

Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.

Bu fotoğraf ve hikayesi "İnsan Hikayeleri Projesi" fotoğrafçılarına aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.

Devamı
Fazla para mutluluk değil

Fazla para mutluluk değil.

Göcek’te tekneleri dolaşıp kendi yaptığımız ürünlerimizi satarak ailemizin geçimine destek oluyoruz görümcem Rabia ile. 

Kadınların işi denizde daha zor. Ama hayat benim için hep bir mücadeleydi. Ortaokul mezunuyum. Çocukluğum zor geçti, ailem varlıklı değil. Okula gittiğim zamanlarda da yazları çalışırdım. Kaleköy’lüyüz biz. Hepimiz çalışırdık. Durumumuz daha iyi olsaydı okurdum belki ben de. Kızım 11 yaşında ilk beşte. Oğlan ana sınıfında. Çocuklarım okusun isterim. Oğlanın pek okuyası yok ama kızım çalışkan, o okur. Oğlan iki yıldır okula gidiyor. Haftada iki kere ödev veriyorlar yapmamak için bahaneler üretiyor, erkek hareketleri hep. Kızım mutlu olacağı bir meslek edinsin isterim. Fazla para mutluluk değil.

Eşim Antalya Demre’de seracılık yapıyor. Çocuklarla birlikte yazın geliyorlar, okul açılınca dönüyorlar. Eskiden narenciye vardı, şimdi herkes seracılığa döndü; domates biber ekiyor. 

Günümüz şartlarına, hayata ayak uydurmak istiyorum. Teknoloji sayesinde herkes her şeyden haberdar. İnternet var, her şeyi görüyorlar. Yokluk görmek, çocuklarım eksik hissetsinler istemiyorum. Fazlasında gözümüz yok. Normal düzeyi sağlayalım yeter. Bunun için çok çalışmamız gerekiyor. Biz kendi ürünlerimizi yapıyoruz. Oyaları yapıyoruz, dikiyoruz. Her gün gece yarılarına kadar çalışıyoruz, renk desen eksiklerini tamamlıyoruz. Gündüz de satışa çıkıyoruz. Teknelere yanaşıyor, ürünlerimizi gösteriyor, satış yapıyoruz. Kadınlardan çok destek görüyorum. Yaptığım işi seviyorum. Eşim de destekliyor. 

Dilek Gökbelen, Girişimci, Tekne dükkanı sahibi
Göcek, Muğla, 21 Eylül 2018

Daha fazla hikaye için bizi Facebook ve Instagram hesaplarımızdan takip edin.

Bu fotoğraf ve hikayesi insanhikayeleri.com.tr’ye aittir. Paylaşmak ve alıntı yapmak isterseniz, ilgili bağlantıyı ve #insanhikayeleri #humanstories etiketlerini kullanmanızı rica ederiz.

Devamı